Bu yazıya tıklayın, SüperTeklif'e üye olun ve kazanmaya başlayın!

Toyzz Shop Altın Kalpler Kampanyası 3.Dönem























İlk iki kampanyasını da bloğumdan duyurduğum ve katılma mutluluğuna da eriştiğim, Toyzz Shop'un Altın Kalpler Kampanyası'nın üçüncüsü 23 Nisan'da başladı.

31 Temmuz 2008 tarihine kadar Toyzz Shop Mağazaları'na ulaştıracağınız, çocuğunuzun oynamadığı oyuncakları, bu sefer de Karslı çocuklara gönderilecek.

4. Kampanyalarında canım Esra'cığımın okulunun bulunduğu Siirt'i de kapsamasını dilediğim Toyzz Shop'un bu güzel Kampanyasına katılımızını umar, kendilerine de bu hassasiyetleri için tekrar teşekkür ederim.

Kampanya detayları için resimlerin üzerine tıklayabilirsiniz.

























Yorum (2) Yorum yaz!

Patlıcanlı Kiş (Quiche) - PDÇS 22 Etkinliği


















Canım arkadaşım Fatoş'cuğumun ev sahipliğini yaptığı Porselen Demlik Çay Saati 22 Etkinliği'ne Patlıcanlı Kiş ile katılmak istedim.

Kendisine daveti için çok teşekkür ediyor ve başarılar diliyorum.



















Malzemeler:
150 gr tereyağı
3 yumurta sarısı
1 silme tatlı kaşığı tuz
2/3 çay bardağı soğuk su (bir çay bardağından 2 parmak kadar az da diyebiliriz)
Aldığı kadar un (250 gr kadar)

İçi İçin:
2 adet orta boy bostan patlıcanı
1 yemek kaşığı tereyağı
1 dolu dolu yemek kaşığı un
1,5 çay bardağı süt
Karabiber, tuz

Üzeri İçin:
60 gr rendelenmiş taze kaşar peyniri

Yapılışı:
İç İçin;
-2 adet bostan patlıcanını ister fırında, ister ocak üstünde, isterseniz de benim gibi yine ocakta közlemeç ile közleyin.




















-Elinizin dayanabileceği kadar sıcakken kabuklarını soyun. Suyunu elinizle sıkıp, bıçakla doğrayın.
-Tencereye 1 yemek kaşığı unu ve tereyağını koyun. 1-2 dakika un kokusu duyulana kadar kavurun.
-Yavaş yavaş ve sürekli karıştırarak sütü ekleyin.
-Koyu muhallebi kıvamına gelince doğradığınız közlenmiş patlıcanları son kez suyunu sıkıp tencereye ekleyin. Az tuz ve karabiber de ekleyip, 1-2 dakika daha pişirin. İç harcımız hazır.

Hamur için;
-Hamur yoğurma kabına 200 gr kadar un koyup, oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyin, karıştırın.
-Ortasını açıp su, yumurta sarıları ve tuzu ekleyip, karıştırın. Yoğurun. Toparlanan ama biraz da ele yapışan bir hamur elde edene kadar un ekleyin. (Eklediğimiz un yaklaşık 50 gr daha olacak)
-Hamuru streç film ile sarıp 10-15 dakika buzdolabının alt kısmında dinlendirin.

Kişi hazırlamak için;
Not:Kiş kalıbınız fotoğraftaki gibi altı çıkabilen bir kalıp olursa, kişinizi dağıtmadan kalıptan çıkarma konusunda çok rahat edersiniz.





































-Dinlenen hamurunuzu margarin ile yağlanmış kiş kalıbınızın içine yerleştirip, bastırarak kalıba yayın. Kenarlarını yükseltin. Tabanına çatalla çentikler atın. Kalıbı bu haliyle buzlukta 10 dakika bekletin.



















-Kişinizin içine alüminyum folyo veya tercihen yağlı kağıt yayın. Kenarlarını düzeltip, içine ağırlık yapması için nohut veya kuru fasülye gibi bir kuru baklagil doldurun. (Alüminyum folyo kullanmanızı çok tavsiye etmiyorum aslında, evde yağlı kağıt olmadığından kullandım. Alüminyum folyo pişirme işlemi sırasında kullanılırsa, yiyeceğe alüminyum geçebileceğine dair bir yazı okumuştum.)



















-Kiş hamurunuzu bu şekilde önceden 180 dereceye ısıttığınız fırına verin. Kalıbın kenarından görünen hamur çok az pembeleşinceye kadar pişirin.
-Fırından çıkarın, kalıbın içindeki alüminyum folyoyu dikkatlice çıkarın. Kalıbı tekrar fırına verip, tartın alt kısmı da hafif kızarana kadar pişirmeye devam edin.
-Tabanı da piştiğinde içi için hazırladığımız patlıcanlı karışımı içine yayıp, üzerine kaşar peyniri serpin.
-Daha sonra kişinizin üzeri kızarıncaya kadar tekrar fırına verin.

Biraz uğraştırıcı da olsa, eğer lezzetini seviyorsanız eziyetine değer kişiniz hazır.

Afiyet Olsun.

Yorum (7) Yorum yaz!

Erdem Yeter'in Anneler Günü Hediyesi



















Yarın "Anneler Günü". Tüm Annelerin ve Anne Adaylarının bu güzel gününü kutluyorum.

Bursa Kültür Okulları 2C sınıfı öğrencisi Erdem Yeter, türkçe dersinde öğretmenlerinin isteği üzerine Annesine bir mektup yazmış.

Sevgili Erdem, 2.sınıf öğrencisi olmasına rağmen o kadar güzel cümlelerle anlatmış ki sevgisini, üzerine fazla söylenecek birşey bırakmamış.

Erdem'i tebrik ediyor, çok sevdiği Annesiyle birlikte sağlıklı, başarılı, mutlu bir ömür diliyorum.

İşte o güzel mektup...

Beni doğurmak için 9 ay  acı çektin. Ama yine de beni doğurmak istedin. Yapamadığım bir sürü şey için yardım ettin. Dün ödevim kötü oldu diye çok üzüldün. Benim senden daha çok üzülmem lazımdı. Ama sen daha çok üzüldün. Ben güzel okullarda okuyayım diye hamile hamile işte çalıştın. Beni en güzel okullarda biraz zor şartlarda okuttun. Bazen çok kızdığın da oldu , ama ben seni kızarken de gülerken de hep çok sevdim ve seveceğim. Çünkü sen ihtiyacım olduğu zaman hep yanımdaydın. Babam duymasın ama ben seni babamdan çok daha fazla seviyorum. Çünkü senin emeğin benim üzerimde çok geçti. Ben seni dünyalara değişmem. Bir elimde güneş bir elimde ay olsa, onlar birleşse senin kadar olmaz.

Birkaç gün sonra anneler günü ama ne alacağımı bir türlü bulamıyorum. O kadar emeğin içinde kim bulabilir ki ne alacağını? . Sen hayatımda gördüğüm en güzel en merhametli annesin. Bu kadar emeğin içinde hangi çocuk  seni sevmez ki..  Sevgilerimle…..

 

                    Anneler Günün Kutlu Olsun



Yorum (5) Yorum yaz!

Sirkeci Büyük Postane























Bu fotoğraflar da, kapısından içeriye girdiğim andan itibaren bana, başka bir yüzyıla adım atmışım hissi veren Büyük Postane'ye ait.





















Yorum (0) Yorum yaz!

Sirkeci Meşhur Filibe Köftecisi


















Sirkeci Garı'ndan Valilik'e doğru çıkarken solda Meşhur Filibe Köftecisi vardır.

Ben ve kardeşlerim için ayrı bir yeri olduğunu düşünüyorum bu köftecinin.

Lise yıllarımızda üçümüzde yaz tatillerinde avukat olan iki dayımızın bürolarında çalışırdık. Kış aylarında yanlarında çalışan stajerler yazın izne ayrılır, adli tatilin başlamasıyla da işleri oldukça azaldığından kendileri ara ara yazlıklarına, tatillere gider, bürolarını da bize bırakırlardı.

Dedem de avukat olmasına rağmen torunlarından hiçbirinin avukatlığı tercih etmemesinde bu büro tecrübelerimizin çok etkisi olduğunu düşünüyorum. Nöbetçi mahkemelerde, icra müdürlüklerinde uzun uzun beklenen saatler, ordan oraya götürülen evraklar, kimin olsa canını sıkar sanırım.

Köfteci ile ne alakası var diyorsanız, dayılarımın ikisinin bürosu da bu köfteciden biraz daha ilerideki bir handaydı. Biz de sabah kahvaltılarımızı Gar'ın karşısındaki Konyalı'dan, öğle yemeklerimizi de, genellikle bu köfteciden yerdik. Dayılarımızın yanındaki mecburi sekreterliğimizin tek zevkli yanı buydu. Konyalı'da hayatınızda yiyebileceğiniz en lezzetli su böreğini, Filibe Köftecisi'nde ise en lezzetli köfteyi tadabilirsiniz.

Ben, parça et yiyemememe rağmen, köfteyi çok severim. Hiç abartısız söylüyorum bu köftecide yediğim köftenin tadını başka hiçbir yerde bulamadım.

İrmik helvaları da harikadır ama gittiğim gün yetiştirememişler. :(

Yolunuz Sirkeci'ye düşerse mutlaka uğrayın.

Araba kullanırken çok iyi bir açıdan çekememişim fotoğrafı ama Köfte&Köfte yazan lokanta değil, onun yanındaki salaş esnaf lokantası gibi görününen yerden bahsediyorum. :)

İşte nefis köfteler...


















Köftenin yanında olmazsa olmaz, piyaz...


















Oğlumun da, lise yıllarımın lezzeti köftenin tadına bakmasını istedim. Biz gittiğimizde Gökhan Tepe ve arkadaşları da orada yemek yiyordu. Onun fotoğrafı yok ama. :)



















Köftecinin küçücük üst katı.


















Tavanındaki çatlakları görünce tırsmadım desem yalan olur.

























Bunlar da penceresinden görüntüler...










































Yorum (2) Yorum yaz!

Ahmet Berker'in Pastası






















Tam bir yıl önce kızkardeşim Emel'in bebek sevincini sizlerle paylaşmıştım.

Hiç de bir yıl geçmiş gibi gelmese de, miniş Berker'imizin 1 yaşı doldu bile.

Bu, aile arasında yaptığımız ilk kutlamamız için aceleyle yaptığım pastam.

Hemen yenileceğinden, dışında daha önce tarifini verdiğim kolay şeker hamuru tarifini kullandım ve çok memnun kaldım.

Tek sorun kuruyan jel boyalarım oldu. Homojen dağılmadıklarından, şeker hamuruna düzgün renk veremedim. Ben de çitler hariç tüm pastayı beyaz yapıp, resim fırçası ile yine gıda boyalarını kullanarak sonradan boyadım.

Pastayı kakaolu pandispanya ve pastacı kremasına damla çikolata ile muz karıştırarak hazırladım.

İyi ki doğdun Berker'cik. Ailemize mutluluk getirdin. Sağlıklı, mutlu, başarılı, uzun yaşa inşallah...

Yorum (2) Yorum yaz!

Hayatımda Aldığım En Özel Hediyeler



















Canım Esra'cığımın bloğunu ilk ziyaretimde, çalıştığı okulun öğrencilerinin nasıl yokluklarla okumaya çalıştığını görmüştüm. Esra'cığım tüm açıklığıyla anlatmıştı herşeyi.

Etkilenmemek imkansızdı!

Ne yapabilirim diye düşündüm. İlk aklıma gelen temel ihtiyaçlarını giderebilmek için birşeyler yapmak oldu. Ama ben harekete geçene kadar Esra'cığım, www.kardesinisec.com sitesinden öğrencilerine ablalar-abiler bulmuş, ihtiyaçlarını karşılamıştı bile.

Sonra hikaye kitabına ihtiyaçları olduğunu okudum sitesinde. Çevremdekilere ilettim, ama maalesef yeterince kitaba ulaşamadım. Ben de Esra'cığımı Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin Yaşasın Kitap Kampanyası'na yönlendirip, bulabildiğim kitapları ve Güneş'in eski oyuncaklarını ona gönderdim. Kullanmadığım herşeyi düzenli olarak bağışladığımdan, istediğim katkıyı yapamadım maalesef.

Şu anki imkanlarım maalesef ki tüm istediklerimi yerine getirmem için uygun değil. Ama inanıyorum ki, herkes ulaşabildiği ihtiyaç sahiplerine yardımda bulunsa, zaten ufacık katkılarla ihtiyaçlar karşılanır.




















Bir de Esra'cığımın öğrencileri için kurabiyeler yapıp, herbirini ayrı ayrı paketledim. Aslında amacım şeker hamuru veya royal krema ile onları süslemekti, ama sayı 230 küsür olunca, ona cesaret edemedim.


Amacım Esra'cığımın ve şirin öğrencilerinin yüzünde ufacık bir gülümsemeye sebep olabilmekti.
Yapmak istediklerimin binde birini yapmış olsam da, onlar bana hayatım boyunca unutmayacağım ve hep mutlulukla anacağım bir sürpriz yaptılar.




















Önce o güzel öğrencilerin, şeker elleriyle yazdıkları tam 50 tane mektup geçti elime.




















Nasıl bir mutluluktur, nasıl bir duygudur size anlatmam mümkün değil. Ben onlar için ufacık birşey yapmıştım, ama onlar çok güzel resimler yapıp, mektuplar yazmışlardı bana. Mektup almayalı kaç yıl olduğunu hatırlamıyorum bile. Daha bu mutluluğumun heyecanı geçmemişken, Esra'cığımın gönderdiği Siirt'e özel Tiftik Kilimi


















ve Siirt Fıstığı




















paketini aldım ki, o zaman neler hissettiğimi hiç anlatamam. Esra'yı aradım ama şoktan pek birşey diyemedim bile. Ne kadar mahcup olduğumu anlatamam.

Canım Esra'm, bana yaşattığın bu mutluluklar için sana çok çok çok teşekkürler ediyorum. Hep söylüyorum ki, öğrencilerinin en büyük şansısın. Sen varken onların sırtı yere gelmez.

O güzel mektuplara en kısa zamanda cevap yazacağım. Tüm öğrencilerinin özellikle de bana mektup yazanların herbirinin güzel yanaklarından öpüyorum. Elleri dert görmesin, Allah hepsine zihin açıklığı versin. Senin çabaların da yerini bulsun ve hepsinin vatanına milletine hayırlı bireyler olduklarını gör inşallah.

Kucak dolusu sevgiler...

Yorum (3) Yorum yaz!

Üç Maymun-61.Cannes Film Festivali






















Sevgili Arkadaşlar,

Çok az muhasebeciye kısmet olan bir onuru sizlerle paylaşmak istedim.

Bu onur, Nuri Bilge Ceylan'ın, 61.Cannes Film Festivali'nde yarışacak olan "3 Maymun" isimli filminde çalışmış olmanın verdiği onur.

Benzer duyguları, 2002'de Tayfun Pirselimoğlu'nun Hiçbiryerde isimli filmi Montreal'de Jüri Büyük Özel Ödülünü kazandığında, 2006'da yine Nuri Bilge Ceylan'a ait "İklimler" filmi Cannes'da Fipresci ödülünü aldığında da hissetmiştim.

Her ne kadar mali koordinatörlük filme sanatsal anlamda bir şey katmıyor olsa da, jenerikte adınızın yazıyor olması bile çok güzel. Bu onuru bana yaşatan Zeynep Hanım'a çok teşekkürler ediyorum.


Üçüncü kez Altın Palmiye için yarışacak olan sayın Nuri Bilge Ceylan'a ve tüm ekibe başarılar diliyorum.

























Filmin fragmanını, Youtube'dan aratıp izleyebileceğiniz gibi http://www.nbcfilm.com/3maymun/trailer.php?mid=8 adresinden de indirebilirsiniz.





Yorum (2) Yorum yaz!

Aspendos Amfi Tiyatrosu


















Antalya tatilimize ait son fotoğraflarımız da Aspendos Amfi Tiyatrosu'na ait.

Tiyatro'ya ilk kez 1999 yılında gitmiş ve çok etkilenmiştim.

Hala kullanılabiliyor olması çok ilginç geliyor bana gerçekten. Ama zarar veriliyor mu acaba diye de korkuyorum.

Daha önceden gittiğimizde Atatürk'e ait bir söz Tiyatronun girişinde yazıyordu.
"Bu tiyatroyu restore ediniz ama kapısına kilit vurmayınız. Burada temsiller veriniz, güreşler düzenleyiniz. 9 Mart 1930, M. Kemal ATATÜRK."


M.s.2. yüzyılda yapılmış olan, 17000 kişilik Tiyatro, Türkiye'nin en iyi korunmuş Amfi Tiyatrosu imiş. Akustiğinin sırrının hala çözülemediği, sahnesindeki en ufak sesin bile, en üst sıradaki izleyici tarafından duyulabildiği iddia ediliyor.

Bizim orada olduğumuz 2007 Kasım ayında Antalya'da, Dünya Ampute (Bedensel Engelli) Futbol Şampiyonası yapılıyordu. 2 yılda bir yapılan ve dördüncüsü ülkemizde düzenlenen Şampiyona'da Milli Takımımız 3. oldu.

Fotoğraflarda gördüğünüz eşofmanlı sporcuların çoğu Brezilya Milli Takımı'nın futbolcuları. (Millilerimiz üçüncülük maçını Brezilya ile yapıp, 1-0 galip gelmişti.)



































































































































































































































































































Yorum (3) Yorum yaz!

Hoşgeldin Bebek Etkinliği

Hosgeldinbebek

Anne olmak üzere olan canım arkadaşım Yumurtasepeti Aslı'cığımın ev sahipliğini yaptığı "Hoşgeldin Bebek" Etkinliği'ne önümüzdeki hafta birinci yaşını kutlayacağımız yeğenime yapacağım pasta ve kurabiyelerle katılmayı düşünmüştüm. Ancak maalesef pazar günü meteorolojiye göre yağmurlu geçeceğinden yaş günümüz ertelendi.

Ben de tam da bir sene önce Berker doğduğunda gelen misafirlerimiz için yaptığım kurabiyelerle etkinliğe katılmak istedim.

Tüm anne adaylarına sevgilerle...





































Ebru'nun Linzer Kurabiyeleri:
Malzemeler:
2 yumurta
2 çay bardağı toz şeker
250 gr eritilmiş tereyağı
2 çorba kaşığı süt
1,5 su bardağı toz fındık
1 tatlı kaşığı tarçın
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 su bardağı pirinç unu
2,5 su bardağı un

Yapılışı:
-Tereyağı eritin ve ılıtın.
-Yumurtayı toz şekerle birlikte mikserle çırpın.
-Tereyağını ve sütü ekleyip çırpmaya devam edin.
-Bütün kuru malzemeleri bir kaba eleyin.
-Kuru karışımı, elinizle yumurtalı karışıma yedirerek yoğurun.
-Streç filme sarıp, 30 dakika buzlukta dinlendirin.
-Sertleşen hamurunuzu, unladığınız tezgahınızda merdaneyle açın. Dilediğiniz kalıplarla kesin. Yağlı kağıt serilmiş tepsinize dizin.
-160 dereceye ısıtılmış fırınınızda 15-20 dakika pişirin. Kurabiyeleriniz fırından çıktıklarında yumuşak olacaklardır. Kurudukça sertleşirler.











































Royal Krema:
Malzemeler:
2 yumurta akı
1 tatlı kaşığı süzülmüş limon suyu
3,5 su bardağı pudra şekeri
Yapılışı:
-Yumurta akları ve limon suyunu mikserle çırpın.
-Elenmiş pudra şekerini azar azar, çırpmaya devam ederek ekleyin.
-Koyu bir krema kıvamına gelene kadar çırpmaya devam edin.

-Kullanıncaya kadar, kurumaması için, kremanızın yüzeyine yapışacak şekilde streç filmle kaplayın.

Hayvan Şekilli Kurabiyelerin süslemesi:
Hayvan şekilli kurabiyeler için; hazırladığımız royal kremadan 3 çorba kaşığı kadar ayırıyoruz, sulandırmadan ve renklendirmeden, külahlara koyarak, içimizden geldiği gibi süslemeler yapıyoruz. Parlak boncuk şekerler de bu kurabiyelere çok yakışıyor.
Ebruli Kurabiyelerin süslemesi:
Ebruli kurabiye yapmak istediğiniz kurabiyelerin kenarına da, sulandırılmamış royal krema ile çerçevesini belirlemek için kontur çekiyoruz. Kremanın miktarını ebruli kurabiye yapmaya karar verdiğiniz kurabiye sayısına göre belirliyoruz.

Bir kaba kalan royal kremamızı alıyoruz. D
amla damla ve sürekli karıştırarak olmak üzere su ekliyoruz. Kıvamı koyu krema gibi, az akışkan olmalı.

Daha sonra kullanmak istediğimiz renk kadar sayıda kaseye kremamızı bölüp, jel boyalarla renklendiriyoruz. Her rengi ayrı bir külaha koyuyoruz. Kontur çekilmiş kurabiyelerimizin üzerine renkli kremalarımızı sıkıp, damlalar damlatıp, istediğimiz gibi şekil veriyoruz. Fotoğrafta gördüğünüz dikdörtgen kurabiyelerdeki şekil için, renkleri yan yana, birbirine paralel çizgiler halinde sıkıyoruz. Daha sonra kürdanla, bir ileri bir geri çizgiler çizerek şekil veriyoruz.

Yorum (2) Yorum yaz!

Lilypie 5th Birthday Ticker
Google